Sık Sorulan Sorular

Kars'ın kadim buğdayı Kavılca'yı daha yakından tanıyın; ürünlerimiz ve alışveriş sürecimiz hakkında merak ettiklerinizi keşfedin.

1. Kavılca nedir?

Kavılca, dünyanın en eski buğday türlerinden biri olarak kabul edilen, Kars’ın yerli buğdaylarından biridir. Emmer grubu içinde yer alan Kavılca, yörede kabulca, kablıca ve çatal siyez gibi isimlerle de anılır.

Kavılca buğdayının geçmişi binlerce yıl öncesine uzanır. Emmer (Triticum dicoccum) ve einkorn (Triticum monococcum) grubundaki eski buğdaylara Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biri olan Çayönü’nde de rastlanmıştır.

Kavılca, binlerce yıldır Anadolu’da yetiştirilen ata tohumlarından biridir. Ancak modern tarım koşullarında üretiminin zor olması nedeniyle zaman içerisinde tarımı neredeyse tamamen durmuş ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

Bugün Kavılca’nın yeniden üretiliyor olması, yalnızca bir buğday çeşidinin değil, Anadolu’nun binlerce yıllık tarım ve beslenme kültürünün de yaşatılması anlamına geliyor.

Kavılca’nın yok olmak üzere olduğu, daha sonra çalışmalarını Yer Gök Anadolu Derneği (YEGA) çatısı altında sürdürecek olan bir grup gönüllü tarafından 2006 yılında keşfedildi.

O dönemde Kavılca, sayısı beşi geçmeyen birkaç çiftçinin ambarında bulunuyordu. Büyük ihtimalle son kalan yaklaşık 2 ton Kavılca satın alınarak toplandı.

Ardından daha fazla çiftçi Kavılca ekmeye teşvik edildi ve elde edilen tohumlar yüzlerce kiloluk miktarlarda üreticilere dağıtıldı.

Kavılca’nın yeniden üretime kazandırılmasıyla birlikte Kars’taki üretici sayısı önemli ölçüde arttı.

Bugün Kars’ta 200’ün üzerinde çiftçi, toplam 100 tondan fazla Kavılca üretmektedir.

Bu üretim, yok olmanın eşiğindeki bir ata tohumunun yeniden çoğalmasını sağlıyor.

Kavılca, soğuk iklime uyum sağlamış bir buğdaydır ve tanesinin çevresinde diğer bazı buğdaylara göre daha fazla kabuk bulunur.

Bu özellik, Kavılca’nın hasadını ve tanesinin kabuğundan ayrılmasını zorlaştırır. Aynı zamanda bulgur yapımı da daha zahmetlidir.

Bu nedenle modern tarım koşullarında çiftçiler açısından üretimi daha fazla emek gerektirmiş ve zaman içerisinde ekimi büyük ölçüde terk edilmiştir.

Kavılca ve Kastamonu’nun meşhur siyezi, eski buğday grupları içerisinde akraba çeşitlerdir.

Kavılca, Kars’ın soğuk iklimine uyum sağlarken tohumunu çevreleyen kabuk sayısını artırmış ve başağındaki çatalları kalınlaştırmıştır.

Daha ılıman iklimde gelişen Kastamonu siyezi ise görünüş olarak daha çıplak kalmıştır. Bu nedenle Kars’ta siyeze yöresel olarak “cıbıl arpa”, Kavılca’ya ise “çatal siyez” de denmektedir.

Kavılca geleneksel olarak özellikle bulgur olarak tüketilmiştir.

Ayrıca yöresel mutfakta:

  • Lahana sarması
  • Süt çorbası
  • Bulgur yemekleri
  • Ekmek

gibi farklı ürünlerde kullanılmıştır.

Kavılca unu tek başına modern ekmek yapımında istenen sonucu vermeyebildiği için geçmişte ekmek üretiminde farklı yerli buğdaylarla birlikte değerlendirilmiştir.

Kavılca’nın üretimi zamanla durmuştu. Bunun başlıca nedenleri:

  • Hasadının zor olması
  • Tanesinin kabuğundan zor ayrılması
  • Bulgur yapımının zahmetli olması
  • Ununun tek başına iyi ekmek yapmaya her zaman uygun olmaması
  • Modern tarım çeşitlerinin daha kolay işlenebilmesi

Bu nedenle Kavılca, bir dönem yalnızca birkaç çiftçinin ambarında kalan ve yok olması beklenen bir ata tohumu haline gelmişti.

Yer Gök Anadolu Derneği (YEGA), Kavılca’nın yeniden üretime kazandırılmasında önemli çalışmalar yürüttü.

Dernek, Kavılca ile sınırlı kalmayarak Kars yöresinde yok olma tehlikesi bulunan diğer yerel tohumların da yaşatılması için çalışmalar yaptı.

Bunlar arasında:

  • Zeyrek (keten tohumu)
  • Beziryağı
  • Külür
  • Çavdar
  • Yerli kırmızı buğday çeşitleri

bulunmaktadır.

Kavılca’nın yeniden üretime kazandırılmasının ardından organik tarım standartlarına uygun üretim için de çalışmalar yürütüldü.

Yer Gök Anadolu Derneği, Birleşmiş Milletler GEF Küçük Destek Programı kapsamında aldığı destekle ürünlerin organik tarım standartlarına getirilmesi konusunda çalışmalar gerçekleştirdi.

Bu çalışmalar sonucunda Kavılca, organik yöntemlerle çoğaltılarak pazarlanabilir bir üretime kavuşturuldu.

Kavılca’nın yeniden üretime kazandırılması, geleneksel bir tarım ürününün korunmasının yanında bölgedeki üreticilere de yeni bir ekonomik alan oluşturdu.

Kavılca üretimi sayesinde bazı gençler memleketlerine geri dönerek üretime katıldı.

Böylece Kavılca, yalnızca geçmişten gelen bir tohum olarak değil, Kars’ın geleceğine katkı sağlayabilecek bir değer olarak da yeniden hayat buldu.

Kavılca’nın hikâyesi binlerce yıl öncesinden bugüne uzanan bir devamlılık hikâyesidir.

Binlerce insan geçmişte bu buğdayı yetiştirdi, daha fazlası onu tüketti. Bir dönem yok olmanın eşiğine geldi. Ardından başka insanlar onun devam etmesini istedi ve Kavılca yeniden çoğalmaya başladı.

Kavılca’yı yaşatmak, yalnızca bir buğday çeşidini değil, geçmişten geleceğe aktarılan bir tarım kültürünü yaşatmak anlamına geliyor.

“Ektiğimizi biçiyor isek eğer, kavılcayı ekerek iyiliği biçmiş olmaz mıyız, daha şimdiden bile!”

Çağan Şekercioğlu